Yunan mitolojisi gerçekten ucu bucağı olmayan bir mite sahip. Araştırmaya ve en ince detayları öğrenmeye kalktığınızda günlerinizi hatta haftalarınızı vermek zorunda kalabilirsiniz. Tabii ki bu kadar geniş bir mitoloji olunca tahmin edeceğiniz üzere birçok tanrı, tanrıça ve büyülü yaratığa da ev sahipliği yapıyor. Bu yazımızın konusu ise bu tanrılar arasındaki Thanatos.

Mitolojik karakterlerin her biri kendi çapında bir öneme sahip. Bunların ne kadar büyük veya ne kadar küçük olduğu tartışılır bir konu olsa bile, tanrı ve tanrıçalardan tutun da büyülü yaratıkların, hatta efsanevi yerlerin bile hepsinin arka planında bir hikaye yatıyor.

Ne kadar her varlığın kendince büyük bir önemi olsa da her mitolojide olduğu gibi Yunan mitolojisinde de bazı tanrı veya tanrıçaların varlığı, efsaneleşen hikayeleri biraz daha ağır basıyor. Yunan mitolojisinde de ölüm ve sonraki yaşam bir hayli önemli olduğu için bu konuya ithafen Thanatos’da Yunan mitolojisinin önemli karakterlerin biri oluyor.

İçindekiler:

Thanatos kimdir, ne tanrısıdır?
Thanatos ve Sisyphus’un hikayesi
Thanatos ve Herakles efsanesi

Peki Thanatos kimdir, ne tanrısıdır?

Ölüm ve ölümden sonraki yaşam Yunan mitolojisinde büyük öneme sahip bir konu. Tabii ki bu önemin karşısında Thanatos’un ölümün tanrısı olarak anılması oldukça doğal. Gece tanrısıNyx’in oğlu olan Thanatos’un babası zaman zaman ‘Karanlık Tanrısı Erebus’ olarak nitelendirilse de bu bilgi oldukça değişkenlik gösteriyor ve net olarak bir cevap vermek pek mümkün değil. Nyx ve Erebus doğaları gereği birçok karanlık temaya sahip tanrının ebeveynleri olarak görülüyor. Thanatos’un kendisi dışında bilinen en ünlü tanrı ise ‘Uyku tanrısı’ olarak bilinen kardeşi Hypnos. Diğer kardeşleri arasında da daha az bilinen Keres, Geras, Strife ve Nemesis gibi tanrılar da mevcut.

Thanatos’un mitolojideki yeri oldukça önemli ve bir o kadar kutsal olarak bilinir. Psikopomp (Ruhlara dünyadan öbür dünyaya kadar eşlik etmekle yükümlü olan kimseler) rolüne sahip olan Thanatos, ölen kişilerin ruhlarını kız kardeşi Moirai ile toplayarak onlara eşlik eder veAcheron’un kıyısına (Yer altı dünyasının ırmağı) taşınmasını sağlar. Mitolojiye göre ‘Ölümün masumiyetini’ simgeler. Thanatos ölüm ve sonraki yaşamla oldukça alakalı olduğu için zaman zaman yeraltına hükmeden tanrı Hades ile karıştırılmaktadır. Fakat detaya inildiğinde aradaki farklar barizdir. Anlatılan efsanelere göre ölen bir kişi doğru bir şekilde cenaze töreniyle gömüldüyse Charon’un kayığından geçip öbür tarafa ulaşabilir. Ölüm tanrısı sıfatına sahip olmasına rağmen Thanatos daha çok barışçıl ölümlerle nitelendirilen bir tanrı. Bunun yanı sıra şiddetli bir şekilde ölenler ise daha çok Keres tarafından bulunuyordu.

Mitolojinin yaygın olduğu Antik Yunanistan zamanında Thanatos, ölüm tanrısı isminin akılda çağrıştırabileceği korkunç figürlerin aksine, elinde bir kılıç olan kanatlı ve yaşlı bir adam olarak anlatılırdı. Bu da doğal olarak modern zamanlardaki Azrail ile olan bağdaşımını açıklıyor. Thanatos’un en çok bahsi geçen yerlerden biri de Truva Savaşı’dır. Bunun en büyük sebebi ise Zeus’un oğlu Sarpedon’un Truva’yı savunurken ölmesidir. Zeus oğlunun ölümüne çok üzülür ve oğlunun cesedini alması için bizzat Thanatos’u ve kardeşi Hypnos’u görevlendirir. Oğlunun cesedini ise Sarpedon’un anavatanı olan Likya’ya yollar.

Thanatos ve Sisyphus’un hikayesi:

Yunan mitolojisindeki her tanrı ve tanrıça kendine has efsaneler ile dolu. Thanatos hakkında bilinen en ünlü efsanelerden bir tanesi ise Thanatos ve Sisyphus’un hikayesi. Efsane,Korint’in kralı olan Sisyphus’un cezalandırılması ile başlıyor. Zeus Sisyphus’a oldukça kızgındır. Çünkü Sisyphus’un garip bir şekilde tanrıların sırlarını dostlarına açıklamak gibi kötü bir huyu vardı. Olaylar birbiri ardına devam edince Zeus artık Sisyphus’dan bıkar ve Thanatos’u Sisyphus’u zincirleyip yeraltı dünyasına götürmesi için görevlendirir. İşlerin ilginçleştiği yer ise aslında tam olarak burası. Sisyphus oldukça kurnaz bir adamdı ve Thanatos geldiğinde onu alt edecek bir numara düşünmüştü. Sisyphus, Thanatos’dan zincirlerin nasıl çalıştığını göstermesini ister. Göstermek amacıyla zincirleri kendi üzerine taktığında ise Sisyhpus Thanatos’u tuzağına düşürür.

Bu süre zarfında yeraltının efendisi olan Hades kendi hükmettiği krallığa yeni hiçbir ruhun gelmediğini fark eder. Savaş tanrısı Ares ise kimsenin ölmediği savaşları gözlemler. Thanatos zincire vurulu olduğu için onları taşıyıp rehberlik edecek kişi yoktur. Ares, Thanatos’u serbest bırakmak için Korint’e gider.

Bu olayların gelişiminde ise Sisyhpus öldürülür. Böyle bir olasılığın olma ihtimaline hazırlıklı olan Sisyphus, ölmeden önce karısına kendi bedenini Antik Yunan’a yakışır bir şekilde gömülmemesi için tembihler. Yeraltı dünyasına indiğinde Sisyphus, karısı onu düzgün gömmediği için azarlamak amacıyla yaşayanların dünyasına geri dönmesi konusunda Hades’in karısı Persephone’u ikna eder. Yüzeye yeniden ulaştığında Sisyhpus’un tabii ki geri dönmek gibi bir planı yoktu ve bu durum arkasından yeni bir tanrının gelmesine sebep olur. Bu seferki gelen kişi Hermes’dir. Kurnazlık konusunda eline su döktürmeyen Hermes bir çırpıda Sisyphus’u yakalar ve Sisyphus’un sonsuz cezasıda bu şekilde başlar.

Thanatos ve Herakles efsanesi:

Mitolojik tarihde ölüm tanrısına kafa tutabilen ve onu yenebilen tek kişi Sisyhpus değildi. Birçok efsanelere konu olan Herakles de ölüm tanrısının kas gücü ile yenilebileceğini kanıtlamıştı.

Günümüzde Yunanistan’ı oluşturan 13 bölgeden biri olan Teselya’nın Pharae bölgesinin kendi zamanında kralı Admetus farklı sebepler aracılığıyla Apollon ve Herakles’i misafir eder. Bu misafirliğin sonucunda Apollon kaderi kontrol eden kişileri, Admetus’un yerine birinin gönüllü olabileceği ve bu sayede Admetus’un ölümden kaçabileceğine ikna eder . Aradan geçen uzun yıllar sonra Thanatos, kral Admetus için gelir. Kral yaşlı ebeveynlerinden kendisinin yerine geçmesini beklerken, ebevenyleri bu konuda gönüllü olmazlar fakat karısı Alcestis, Admetus yerine ölmek için gönüllü olur.

Olayların gerçekleşme şekli Admetus’un istediği gibi olmamıştır. Apollon ile yaptığı bu anlaşmadan dolayı büyük pişmanlıklar duyan Admetus karısı olmadan yaşamanın bir anlamı olmadığını fark eder ama bu durum için biraz geç kalmıştır. Gerçekleşen durumlar karşısında üzülen Herakles, Admetus’a yardım etmeye karar verir. Herakles, Alcestes’in mozolesine (anıt/mezar) gider ve orada Thanatos ile karşılaşır. Herakles, Thanatos’a Alcestes’i serbest bırakmasını söyler. İşler olumlu bir şekilde gitmediğinde ise Herakles, Thanatos ile savaşmaya karar verir. Savaşın sonunda Herakles yarı tanrı olarak Thanatos’u alt eder ve Thanatos’u Alcestes’i serbest bırakması için zorlar. Böylelikle Herakles sayesinde Admetus ve karısı Alcastes bir süre daha beraber yaşayabilirler.

What is your reaction?

0
Excited
0
Happy
0
In Love
0
Not Sure
0
Silly

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir