Konya’nın Kulu ilçesinde yer alan ve her yıl pembe rengine bürünen Küçük Göl, bu yıl kahverengi oldu. Peki bu neden oldu? İşte Küçük Göl’ün kahverengi olmasının sebebi!

Dünya sekiz-on tane, ülkemizde ise iki-üç tane olan pembe renkli göller, alışılagelmişin dışındaki renkleriyle doğanın büyüleyici parçalarından oluyor. Özellikle Avustralya’daki Hillier Gölü 250 metrelik genişliği ve 600 metrelik derinliği ile pembe göllerin en büyük ve en gözdesi olurken, Türkiye’de Çanakkale’nin Dalyan köyünde kalp şekli ile bilinen bir örneği ve Konya’nın Kulu ilçesinde küçüklüğü ile bilinen iki örneği bulunuyor. Daha doğrusu, bulunuyordu. Nitekim her yıl pembe olan Konya’daki göl, bu yıl kahverengiye büründü.

Sıradan göllerin aksine pembe renkli olan bu göllerin sırrı; güneşin açısı, güneş ışınlarının yoğunluğu, tuzluluk ve alg/bakteri oranı olarak sıralanırken, kalpli gölümüzden korkutan bir haber geldi. Her yıl pembeye dönen ve bu yönü ile ünlü olan Konya Kulu’daki göl, bu yıl kahverengi oldu. İşte sebebi!

Pembe Göl artık ‘Kahverengi’

Konya’nın kuzey ilçelerinden Kulu’da karstik bir yapıya sahip olan ve içerisindeki dunaliella salina mikroorganizmalarının, sıcaklığa bağlı olarak artmasıyla pembe renge bürünen Küçük Göl, bu yıl kahverengi kaldı. Fotoğrafları ve haberleri gören insanlar durumun sebebini ve paralel olarak sonucunu merak ederken, konu ile ilgili ilk açıklama Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Hidrbiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Akköz‘den geldi.

Göldeki değişimi değerlendiren Akköz, Tuz Gölü’nün kuzey batısında yer alan Küçük Göl’ün kahverengiye bürünmesini, bu yıl azot ve fosfor miktarının artması sebebiyle mikroorganizmaların çoğalmasına bağladı. “Deniz ve göllerde yaşayan alg ve siyanobakteri dediğimiz canlılar var. Bu canlıların büyük bir çoğunluğu mikroskobik gözle görülmeyen canlılar. Bu canlılar, aşırı çoğaldıkları zaman görünür hale geliyorlar. Küçük Göl’deki rengi meydana getiren siyanobakteri dediğimiz canlıların bir familyasıdır.

Siyanobakteriler, Nostocales familyasının nodularia isimli üyesidir. Bu canlılar, belli dönemlerde sudaki azot ve fosfor girdisi yükselirse, ortam sıcaklığı ve suyun sıcaklığındaki değişiklikler bu tür organizmaların çoğalmasına neden olur. Bu çoğalma sonucunda da suyun renginde değişiklik meydana getiriyor. Bu göldeki renk değişiminde kahverengi ve sarı tonları var. Bu da nodularianın aşırı çoğalmasından dolayı suyun rengini bu hale dönüştürüyor”

“Bu renk değişimi mevsimsel”

Gölde yaşanan renk değişimine ilişkin korkulacak bir şey olmadığını söyleyen Prof. Dr. Cengiz Akköz, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bu görüntüleri mevsimsel olarak değerlendirebiliriz. Mevsim sıcaklıklarındaki değişiklikler nedeniyle de gerçekleşebiliyor. Bölgede hayvan otlatan kişilerin de bu suyu hayvanları için bir süre kullanmamasında da yarar var.”

What is your reaction?

0
Excited
0
Happy
0
In Love
0
Not Sure
0
Silly

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir